İlknur Çiğdem Varoğlu

Tatlı bir kaçamak, biraz nefes almak, paylaşmak, ordan burdan her yerden bir şeyler :)
Browsing Denemeler

Ayrılık ’00

October25

Tatlı bir sevda masalının başlangıcı gibi bakışmalar, hoş gülümseyişler, güzel bir heyecen vardı yüreklerde. Belki fırsat olmadı, belki de cesaret yoktu söylemeye duyguları. Ayrılık anı gelip çattığında son kez birbirine değen gözler bir şeyler söylemek ister gibiydiler. Şimdi sadece anılar kaldı geride. Gözlerin birbirine değmesiyle, yürekte hissedilenler, ayrılık anındakopan fırtınalar, kulakta çınlayan sesler ve gün geçtikçe silineceği bilinen ama henüz net olan simalar. Geride kalan birkaç umut damlası. Zor gerçekleşecek düşler ve değerlendirilemeyen fırsatların çektirdiği azap.

posted under Denemeler | No Comments »

Sebebidir yazmamın ’00

October25

Bu sefer cama vuran ağaç dalları yok penceremin önünde beni uyandıracak. Açılıp kapanan pencerenin çıkardığı berbat bir gıcırtı var uyandırmayı sağlayan beni uykumdan.  Gözlerimden yaşlar gibi damla damla akan uyku, birbirine sıkıca bağlıyor göz kapaklarımı açılmasınlar diye. Rüzgarın sesi kalk diye bağırırcasına kuvvetli. Daha sonraki vakitler öldürürcesine boğan can sıkıntısı kalemi kağıdı ele aldırıyor. Beynimdekiler önce kaleme oradan da kağıda akıyor musluktaki su gibi.

posted under Denemeler | No Comments »

İskelede bir bankta ’00

October25

Esen rüzgara karşı teni yakan güneş gülümsemeye devam ediyor. Kıyıya vuran dalgaların sesleri bir şeyler anlatmak ister gibi. Belki bir aşk hikayesi belki de derinlerde yatan eşsiz güzellikleri.

Rüzgarda cama vuran ağacın sesiyle uyanılan bir sabahın ardından gelecekleri bilmeden öylece oturdum iskelenin yanındaki banka. Tatlı bir heyecan var yüreğimde nedenini bilmediğim; belkide hiç bilemeyeceğim. Dalıp dalıp giden gözlerim arada sırada etrafa bakarken takılır bir köşeye. Başlarım düşünmeye o zaman her şeyi hem de her şeyi; hayallerimi ve gerçeklerimi.

Artık yoruldum gerçekleşmeyeceğini bildiğim hayaller kurmaktan ama bir avuntu işte yine de engel olamıyorum kendime. Belki bundandır artık güzel hayal kuramamam. Belki de bu yüzdendir gerçeklere biraz daha boğulmam. Aslında gerçekler mi beni boğuyor yoksa ben mi kendimi gerçekler içinde boğuyorum, bilemiyorum. Böyle başlayan bir gün neler getirir onu da bilmiyorum.

posted under Denemeler | No Comments »

Bekliyorum ’00

October25

Garip bir boşluk var içimde. Ne hissetiğimi hiç bilmeden öylece dakikaları geçiriyorum. Kimi zaman su gibi akıp geçiyor saatler, kimi zamanda inadına yavaş.

Bekliyorum boşluğu dolduracak bir şey çıksın karşıma diye ama nafile. Gün geçtikçe büyüyor. Gün geçtikçe yüzümdeki gülücük tebessüme, tebessüm ciddileşmeye, ciddiyet ise asılmaya başlıyor. Gün geçtikçe yüreğimdeki delik büyüyor ve beni yiyip bitiriyor.

Takmamaya karar verdim, takıncaya kadar. Zaman bakalım derman olacak mı, yoksa içimdeki bu ağrıyı kısa bir süre yok mu edecek?

Bekliyorum…

posted under Denemeler | No Comments »

Korkuyorum ’98

October25

Bir kuş çırpınıyor yüreğimde. Yardım edin bana, korkuyorum ölecek diye.

Artık gözyaşlarım akmıyor. Yardım edin bana; korkuyorum sonsuza dek akmayacak diye.

Sevemiyorum artık. Yardım edin bana; korkuyorum yüreğim donuklaşacak diye.

posted under Denemeler | No Comments »

Ne oldu şimdi? ’98

October25

Sözler boş derdin hep

Ne oldu şimdi?

Bir kaç söz değil mi bizi ayıran.

Önemli olan gözlerin anlattıkları derdin hep.

Ne oldu şimdi?

Neden kaçırıyorsun gözlerini benden?

Önemli olan sevgi derdin hep ve o içimde yaşayacak derdin hep.

Ne oldu şimdi?

Neden ayrıyız, neden beni istemiyorsun artık?

Hadi durma söyle

Hepsi yalandı değil mi?

posted under Denemeler | No Comments »

Acı ’05

October25

Dilimde bir kilit var. Tıpkı yüreğimde olduğu gibi. Anahtarı yok çünkü kırıldı. Bedenim burda ama ben nerdeyim bilinmez. Düşünmekten sanki beynim acıyor artık. Gözlerim dalıp gidiyor bilinmezliğe. Yaşamak kalbin atmasından ve nefes almaktan ibaretse evet ben yaşıyorum. Saatlerdir yolda bedenim ama kendimi hiçbiryerde bulamadım. Ben gittiğimi sandığım yolda devam ediyorum. İçimde derinlerde bir ses bana en doğrusu bu desede hala bir tarafım ya değilse diyor ama ben yoruldum bölünmekten. Bir korkak gibi gittiğim istikamette devam ediyorum ve yaşadıklarımı bir daha gerçekleçmesi imkansız bir rüya, bir düş gibi sıfatlandırıyorum hatta bir hayali yaşadığımı sanıyorum. Sadece hayatta bir defa karşılaşılınabilinecek bir şey olduğunu da biliyorum. En doğrusundan emin olamasamda içimdeki o derinlerdeki sese kulak verip onun yolundan her ne kadar acı versede gitmeyi seçtim. Af dileniyorum. Keşkelerle başlayan milyonlarca cümle kuruyorum. Keşke…

Ama ne yazıkkı elveda deme vakti geldi yüreğime. Bulutlar indi tüm şehri kapladı; sis oldu ve beni görünmeyen elleriyle boğmaya çalıştı her nefeste. Bir değil bir çok kez öldürüldüm ben. Acıttığı kadar acıyorda.

posted under Denemeler | No Comments »

İçimdeki kargaşa ’05

October25

Kaybolmak istiyorum hiçbir yere gitmeden. Huzuru aramak istiyorum yorulmadan. Ama bu kadar tembel olduğum içinde tepside ne varsa tabldot onunla idare ediyorum.

Dünyayı değiştirebilir miyim ya da dünyada olanları görmezden gelebilecek kadar bencil yaşayabilir miyim? Olmuyor ya. Öyle olmuyor. Soyutlayamıyor insan kendini. Ama soyutlayanlar nasıl soyutluyor işte ona cevabım yok ne yazıkki. Çok yorgun hissediyorum kendimi ama biliyorumki bedenimi yorduğum için değil ruhumu yorduğum için ve yormayada devam ettiğim için bitkkinim böylesine. İçimden hiçbir şey gelmiyor. Canım hiçbir yemeği çekmiyor. Hiçbir kıyafet rahat değil. Hiçbir klima serinletmiyor,hiçbir sıcak yakmıyor. Ama her şey ve herkes çok sinirime dokunuyor. Siren sesleri hiç susmuyor burda. Her dakika bir ambulans. Her dakika korna. Neler oluyor dışarıda? Mutluluğumdan da mutsuzluğumdan da kaçıyorum. Köşeme çekildim ve hayatı izliyorum. Bir yandan da deli gibi düşünüyorum. Sistem kapalı. Sadece acil ihtiyaçlara yetecek kadar enerjim var. Stand by’dayım. Taşıdığım yükler çok ağır geldi, onlarıda bir kenara bırakıverdim. Aradığım kendi ruhuma giden tüm hatlar şuanda kapalı, daha sonra tekrar arayacağım, o yüzden şimdi fiziksel acılarımı çekiyorum. Biliyorum benden daha çok acı çekenler var, biliyorum benden daha zor durumda yaşayanlar var. Ben onlarınkinide kendime dert edindiğim için benimkinin büyüklüğü; küçüklüğünden değil acılarım, her derdi kendim sayıp benimseyip özümseyip içime hapsetmemden.

posted under Denemeler | No Comments »

Denemelerim :)

October25

O kadar çabuk geçiyor ki zaman bir bakmışsın var olanlar yok, yok olanlar var oluvermiş. Biz mi yaşlanıyoruz derken hayat bizi oyun dışına atı vermiş. Ama her ne olursa olsun zaten amacımız hayatı güzel geçirmek değil mi?

posted under Denemeler | No Comments »
Newer Entries »